Meydan AVM | İstanbul’un Alışveriş Merkezleri

meydan-avm

Avrupa Yakası sakinleri olarak kaçımız hemen hemen her yerde aynı ürünleri bulabileceğimiz alışveriş merkezi gezmek için Anadolu Yakası’na geçiyor?

Daha önceleri, alışveriş merkezi denilince Avrupa Yakası’nda yükselenler gelirdi hemen aklımıza. Çünkü haftalık dergilerdeki o ünlülerin kahve içtiği, alışveriş yaparken yakalanmış gibi yaptığı boy boy fotoğraflar hep Avrupa Yakası’ndaki alışveriş merkezlerinde çekilmiş olurdu. Moda haftaları, marka etkinlikleri yine buralarda gerçekleşirdi. Biz de dergilerde görüp, uygulayabildiğimiz kadarıyla sezon kombinlerini uygulayıp boy göstermeye çıkmak için hep bu alışveriş merkezlerini tercih ettik açıkçası. Anadolu Yakası’nın caddeleri meşhurdu, sahilleri meşhurdu; ama alışveriş merkezleri değildi. Özellikle Akasya AVM’nin hayatlarımıza girdiği, belki de çok başarılı PR çalışmalarından olsa gerek, Avrupa Yakası’ndan bile kalkıp sadece avm gezmek için insanları getirebilecek potansiyeli yakaladığından beri Anadolu Yakası merceğime girmeye başladı doğrusu. Bu vesile ile keşfettiğim alışveriş merkezlerinden biri de Meydan AVM oldu. 

Ümraniye’de bir yaşam alanı

umaraniye-meydan-avm

Meydan AVM, bize açık havada alışveriş alışkanlığı kazandıran ilk organizasyonlardan biri. Ümraniye’ye hayat veren bu sayılı sosyal alanların başını çeken Meydan AVM, oldukça geniş bir alana yayılmış alışveriş ve diğer aktivite ortamlarını bir araya getiren bir alışveriş merkezi. Açık alanda birbiri ardına dizilen mağazalardan oluşan yapısıyla Kanyon ile karşılaştırıyorum ister istemez Meydan AVM’nin sınırlarına girer girmez. Fakat konsept olarak ne kadar aynı paydada buluşsalar da birbirlerinden çok farklı olduklarını söyleyeceğim ben. 

istanbul-meydan-avm

Aynı tarzda döşenmiş, sanki küçük bir kasabanın çarşısına inmişsiniz gibi hissettiren, her biri kendi balkonuna sahip olan minik minik kafe ve restoranlarıyla karşılıyor beni Meydan AVM. İstanbul’un doğal et haritasına bir yenisi olarak eklenen Döner Market, şirin mi şirin Demlik Kafe, Burger Et, Simit Sokağı önce soluklanıp sonra alışveriş performansı sergilemek isteyenler için burada yerlerini almışlar. Biraz ilerleyince yeşilliklerle çevrili, üniversite amfilerini andıran bir meydana varıyorum. Dev ekranlarıyla bir sahne var burada; fakat ben gittiğimde bir etkinlik yoktu. Aileler ağaçların altındaki merdivenlerde keyif yaparken çocuklar da güvenli bir şekilde etrafta koşturuyordu. Alışveriş merkezlerinde görmeye alışık olmadığımız bu meydan, Meydan AVM’ye sempati duymam için ilk sebeplerden oldu. 

meydan-avm-sinema

Meydanı çevreleyen mağazaları gezmeye başlıyorum daha sonra. Yaz sezonunda en kurtarıcı ürünleri bulabildiğim Mavi Jeans’e şöyle bir göz attıktan sonra sırayla Nike, Flo, InterSport ve Penti’yi ziyaret ediyorum. Bu arada, mağazaların tam karşılarında sıralanan küçük cam kulübelerin de yine mağaza olarak değerlendirildiğini fark ediyorum. Aklımdan bunların küçük kahve ve atıştırmalık durakları olsalar daha keyifli olabileceğini geçiriyorum. Henüz boş olanlar da vardı; belki benim gibi düşünen birileri çıkar ilerde, kim bilir… Mağaza gezintime, Adidas ve Dockers’ı es geçerek devam ediyorum. Bu mağazalar kış aylarında ilgimi daha çok çekiyor nedense. Açık havada geziyor olmanın etkisi olacak ki; kalabalık ve yorgunluğu hissetmediğim için neredeyse tüm mağazalara göz atabilecek enerjiyi bulabiliyorum kendimde. Levi’s’ın yanında yer alan dev Koton’da kaç dakikamı harcadığımı hesaplayamıyorum. Sanki Meydan AVM’de Inditex grubunun yokluğunu hissettirmeme görevi Koton’a verilmiş gibi, bence içi en kalabalık mağaza idi. Sırayı bozmadan GAP, Defacto, Mudo, yaz sezonu indirimi olmasına rağmen beğendiğim her ürünün her bedenini bulma şansını yakaladığım ve bir süredir dönüştüğünü düşündüğüm formal tarzından sıyrılan Mango, Batik ve girince alacak bir şey bulamayan kimsenin olmadığını iddia ettiğim mağaza zincirlerinden Gratis’i de ziyaret ettikten sonra bu mağazalar adasını ellerim çok dolmadan terk ediyorum.   

Ikea müdavimlerinin uğrak noktası

meydan-avm-ikea

Uzayan alışveriş macerası beni iyice acıktırıyor. Eğer aceleniz varsa, amfinin tam arkasında kalan, her zaman kalabalık olacağı düşüncesiyle daha ferah kılmak için yapıldığını tahmin ettiğim camla çevrili kapalı alan içinde fastfood markalarını bulabilirsiniz. Eğer vaktiniz varsa ve yorgunluğunuzu atmak için keyifli bir yemek molası vermeyi tercih ediyorsanız, fastfood alanının hemen yanında sıralanan restoranlardan birini tercih edebilirsiniz. Benim önerim ise muhteşem Meksika usulü hamburgeriyle NumNum olacak ☺ Bu restoranlar zincirinin arasında oldukça büyük bir alana sahip olan D&R ve alışveriş merkezi kalabalığından izole olmuş asma katlı yapısıyla Cinemaximum ve uzun bar sandalyeli dekorasyonuyla Starbucks’ı da ziyaret etmek mümkün oluyor. Dileyenler, gelmişken ev alışverişini de aradan çıkarayım deyip, fastfood alanının bir diğer tarafını kaplayan Real’e uğrayabilir, bu sırada da Real’in önünde sıralanan sanat alanına göz atabilir. Ben ayrılmadan önce Bayrampaşa’dakinin mi yoksa buradakinin mi daha büyük olduğuna karar veremediğim IKEA’yı gezmeyi tercih ettim. IKEA müdavimlerine de duyurmadan geçmemiş olayım ☺

İtiraf etmek gerekirse Meydan AVM’ye vardığım ilk anda, burası ne kadar düzensiz bir yapıda, insan nereyi gezdiğini karıştırır diye düşünmüştüm. Fakat, jeotermal sistemle ısınan ve soğuyan ilk alışveriş merkezi olan Meydan AVM’nin, yalnızca bizim gibi alışveriş merkezi tutkunlarının fark edebileceği, ihtiyaç sırasına göre tasarlandığını fark edince hemen sevdiğim alışveriş merkezleri listemde yerini aldı. Peki sizin en sevdiğiniz alışveriş merkezi hangisi? Hangi şehirde olursanız olun, sevdiğiniz alışveriş merkezinde çekilmiş bir fotoğrafınızı izlemkusmen@gmail.com’a gönderin, bir sonraki sayıda yayınlayalım ☺

Bir dahaki ay görüşmek üzere…

Keyifli Alışveriş Dergisi Temmuz 2015 sayısında yayınlanmıştır. 

Bunu da sevebilirsin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir